SİSTEM

Sistem, düzenli ve anlamlı bir şekilde etkileşimde bulunan unsurlar bütünüdür.
Her sistemin kendine ait sınırları, kuralları, unsurlar arasında bilgi aktarım yolları ve dış etkilere karşı geliştirdiği tepkiler vardır. Aynı zamanda her sistemin bir amacı ve işlevi bulunur.

Sistemin bir parçasında meydana gelen bozulma, bütünün dengesini etkiler.
Böyle bir durumda sistem, öncelikle bozulan işlevi yeniden dengelemeye çalışır.
Eğer bu mümkün değilse, farklı yollar geliştirir: kaybedilen işlevi başka unsurlarla telafi eder, yeni koşullara uyum sağlar ya da dönüşerek yeni bir yapı oluşturur.

Sistem, form değiştirerek bile olsa, her zaman bütünlüğünü korumaya yönelir.

Sistemlerin birbirleriyle etkileşimi de aynı mantıkla gerçekleşir; bu kez sistemlerin kendisi birer unsur hâline gelir. Bu ilke, gerçekliğin fraktal yapısında açıkça görülebilir.

Fraktal, matematikte bütünü oluşturan yapının kendi içinde tekrar etmesini ifade eder.
Bir fraktal, kendi başına tamamlanmış bir yapı olduğu gibi, aynı zamanda daha büyük bir bütünün parçasıdır.

Parça, her zaman bütünün kodunu taşır.

Hayat da bu şekilde işler. Büyük ölçekte gerçekleşen süreçler, bireysel deneyimlerde, olaylarda ve ilişkilerde kendini yansıtır. Bu nedenle bütünü doğrudan göremediğimizde, onun küçük bir yansımasını — bir durumu, bir krizi ya da bir semptomu — inceleyerek anlamına ulaşabiliriz.

Tek bir durumu anlamak, tüm sistemin anlaşılmasına kapı açar.

Uygulamamdaki Sistem Yaklaşımı

Çalışmalarımda bu prensibi temel alırım. İlk bakışta lokal ya da izole görünen bir durumu analiz ederken, onun sistem içindeki yerini ve diğer yaşam alanlarıyla olan bağlantısını incelerim.

Bu yaklaşım sayesinde;
  • sistemdeki temel aksaklık,
  • tekrar eden yaşam senaryolarının kök nedeni,
  • değiştiğinde bütün yapıyı etkileyen kritik nokta net bir şekilde ortaya çıkar.

Bu yapının ne zaman ve nasıl oluştuğu kadar, bugün nasıl işlediği ve içinde hangi dönüşüm potansiyelini barındırdığı da önemlidir.

Kavramlar Arasındaki Mantıksal Devamlılık

META — algının ötesine geçmeyi sağlar.
Farkındalık — algı alanını genişletir.
Sistem — bu alanı yapılandırır.
Seçim — yapı netleştiğinde ortaya çıkar.
Sorumluluk — yapılan seçimin doğal sonucudur.