Keyfle bilinçli bir yaşam
Uzun vadede bilinçli ve doyumlu bir yaşam sürmek ancak içsel olgunlukla mümkündür.
Bir insan olgunlaşana kadar hayatı duygusal bir iniş çıkışa benzer:
coşku dolu anlar, acı ve ıstırap dolu anlarla dönüşümlü olarak yaşanır.
Olgun bir haz, yoğun duygulardan değil; içsel sessizlikten, dinginlikten ve denge hissinden doğar.
Bu durum herkes için ulaşılabilir — en azından kısa anlar için.
Ancak dış koşullar ve içsel dalgalanmalardan bağımsız olarak bunu sürdürmek, belirli becerilerin geliştirilmesiyle mümkündür.
Bu beceriler şunlardır:
— duygulara kapılmadan gözlem yapabilmek,
— neden-sonuç ilişkilerini analiz edebilmek,
— deneyimi farkındalıkla değerlendirebilmek,
— içsel durumları ve tepkileri düzenleyebilmek.
Haz, yoğun duygular değildir. Kendiyle uyum içinde olma ve bu durumdan yola çıkarak hayatın her anının tadını çıkarma yeteneğidir.
Hayatın yazarlığı, bir kişi koşulların esiri olmaktan vazgeçip, olan bitenin katılımcısı ve ortak yazarı haline geldiğinde başlar. Bu yol hızlı ve her zaman kolay değildir, ancak mümkündür.
Olgunluk, en heyecan verici anı değil, bilinçli seçimlerin mümkün olduğu en istikrarlı durumu seçme yeteneğidir.
İşte tam olarak danışanlarıma öğrettiğim şey:
iç dayanaklarını, netliklerini ve hayatlarını bilinçli bir şekilde yaşama yeteneklerini yeniden kazanmak— duyguların zirvesinde değil, derin, tatmin edici bir varoluş ve olan bitenin anlamlı deneyimi içinde.
Bu, duygusal zirvelerde yaşamak değil; derin, dolu ve anlamlı bir varoluş hâlinde yaşamaktır.
Kendi yaşamının yaratıcısı olmak mümkündür.
Bu, sabır, sürekli gelişim ve çok daha iyi bir hayatı yaşama konusunda samimi bir arzu gerektirir—bir gün değil, şimdi ve burada.
LAFFA — olgun bir doyum hâlidir.
Farkındalık, kaosun yerine geçer.
Seçim, tepkinin yerine geçer.
Sorumluluk, kurbanlığın yerine geçer.
Ve kişi, bekleme modundan çıkarak, kendi yaşamının yazarı hâline gelir.